Karbon Vergisi ve SKDM Nedir? SKDM Raporlaması Nasıl Yapılır? (2026 Rehber)
- 2 gün önce
- 3 dakikada okunur

SKDM nedir sorusu, AB’nin Yeşil Mutabakat hamlesiyle Türk ihracatçısının gündemine oturdu. Karbon vergisi olarak da bilinen bu sistemde, özellikle demir-çelik, alüminyum gibi SKDM sektörler listesindeki ürünlerin sınırda ek maliyetlerle karşılaşmaması için doğru SKDM raporu sunulması hayati önem taşıyor. Ticaretin kurallarını değiştiren bu süreçte, sadece kaliteli üretim değil, ürünün karbon ayak izi de rekabetçiliğin ana kriteri haline geldi. İşte 2026 öncesi ihracat stratejinizi belirleyecek kapsamlı SKDM raporlama rehberimiz.
SKDM (CBAM) Nedir? Neden Önemli?
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), AB sınırları içinde üretilen mallar ile ithal edilen mallar arasındaki karbon maliyeti farkını eşitlemeyi amaçlayan bir düzenlemedir.
2026 yılından itibaren yürürlüğe girecek olan asıl "Karbon Vergisi" öncesinde, şu an içinde bulunduğumuz Geçiş Dönemi (1 Ekim 2023 - 31 Aralık 2025), firmaların emisyon verilerini raporlamasını zorunlu kılıyor. Bu dönemde vergi ödenmese de hatalı raporlamalar ciddi cezai yaptırımlara ve pazar kaybına yol açabilir.
SKDM Kapsamındaki Sektörler Hangileri?
İlk aşamada karbon yoğunluğu en yüksek olan şu sektörler mercek altında:
Demir ve Çelik: Çelik profil, boru, levha vb.
Alüminyum: Ham alüminyum, alaşımlar, alüminyum ürünler.
Çimento: Klinker ve çeşitli çimento türleri.
Gübre: Azotlu gübreler ve amonyak.
Elektrik: Sınır ötesi elektrik ticareti.
Hidrojen: Üretim süreçlerindeki emisyonlar.
SKDM Nedir? SKDM Raporlaması Nasıl Yapılır? (Adım Adım Rehber)
Raporlama süreci, teknik bir hesaplama ve veritabanı yönetimini gerektirir. İşte izlemeniz gereken yol haritası:
1. Üretim Tesisinizi Tanımlayın (Sınır Çizme)
İlk olarak, üretim tesisinizin sınırlarını belirlemelisiniz. Hangi üniteler SKDM kapsamındaki ürünleri üretiyor? Bu süreçte kullanılan enerji kaynakları (doğalgaz, kömür, elektrik vb.) netleştirilmelidir.
2. Emisyon Türlerini Belirleyin
SKDM raporlamasında iki tür emisyon dikkate alınır:
Doğrudan Emisyonlar: Üretim esnasında doğrudan bacadan çıkan sera gazları.
Dolaylı Emisyonlar: Üretim aşamasında dışarıdan satın alınan elektriğin üretimi sırasında oluşan emisyonlar.
3. Gömülü Emisyon Hesaplaması
Hesaplamada şu formül esas alınır:
Emisyon Yoğunluğu = Toplam Sera Gazı Salınımı (tCO_2e)
Üretilen Ürün Miktarı (ton)
4. Veri Girişi ve Geçiş Kayıt Sistemi (CBAM Registry)
Toplanan veriler, AB'nin resmi CBAM Transitional Registry portalına girilir. Bu raporlar çeyrek dönemlik (3 aylık) periyotlarla sunulmalıdır.
Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar
Varsayılan Değerler (Default Values): Geçiş döneminin başında AB, veri sağlayamayanlar için "varsayılan değerler" kullanılmasına izin veriyordu. Ancak 2024 sonu itibarıyla gerçek emisyon verilerinin raporlanması zorunlu hale gelmiştir.
Tedarik Zinciri Takibi: Ürettiğiniz ürünün içinde karbon yoğunluğu yüksek başka bir ürün varsa (örneğin; alüminyum profil üretiminde kullanılan ham alüminyum), o ürünün emisyon değerini de tedarikçinizden almanız gerekir.
Doğrulama (Verifikasyon): 2026'dan itibaren raporların akredite kuruluşlar tarafından doğrulanması gerekecektir.
Karbon Vergisi Maliyetlerinden Nasıl Korunulur?
Karbon vergisi yükünü hafifletmenin en etkili yolu, üretim süreçlerini yeşillendirmektir:
Yenilenebilir Enerji: Fabrika çatısına GES (Güneş Enerji Santrali) kurmak.
Enerji Verimliliği: Atık ısı geri kazanımı ve modernizasyon projeleri.
Yerel Karbon Pazarı: Türkiye’nin kendi Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurulduğunda, burada ödenecek vergi AB'deki vergiden düşülebilecektir.
Sonuç
SKDM bir kriz değil, Türk sanayisi için bir "Yeşil Dönüşüm" fırsatıdır. Raporlama sürecini şimdiden doğru yöneten firmalar, AB pazarındaki paylarını artıracak ve küresel rekabette öne geçecektir. (SKDM Nedir? SKDM Raporlaması)
SKDM ve Karbon Vergisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. SKDM raporlamasını kim yapmalı?
Raporlama yükümlülüğü teknik olarak AB’de yerleşik ithalatçıya aittir. Ancak ithalatçı, bu raporu doldurabilmek için Türkiye’deki üreticiden spesifik emisyon verilerini talep etmek zorundadır. Yani raporu ithalatçı sunar, veriyi ihracatçı sağlar.
2. Hangi sektörler karbon vergisi kapsamında?
Şu anki geçiş döneminde şu altı sektör önceliklidir:
Demir-Çelik
Alüminyum
Gübre
Çimento
Elektrik
Hidrojen (Not: 2026 sonrası kapsamın genişletilerek plastik ve kimyasalların da eklenmesi beklenmektedir.)
3. Karbon vergisi ödemeleri ne zaman başlayacak?
1 Ekim 2023 - 31 Aralık 2025 arası geçiş dönemidir ve sadece raporlama yapılır, vergi ödenmez. Mali yükümlülükler ve asıl karbon vergisi ödemeleri 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayacaktır.
4. Raporlama yapılmazsa cezası var mı?
Evet. Geçiş döneminde rapor sunmayan, eksik veya hatalı rapor sunan AB’deki ithalatçılara, raporlanmayan her bir ton emisyon başına 10 Euro ile 50 Euro arasında değişen cezalar uygulanabilir. Bu durum, Türkiye'deki tedarikçinin ticari itibarını ve tercih edilebilirliğini doğrudan etkiler.
5. Türkiye'deki emisyonlarımızı nasıl hesaplayabiliriz?
Emisyon hesaplamaları, AB'nin belirlediği metodolojilere (varsayılan değerler veya gerçek emisyon yöntemi) uygun yapılmalıdır. Genellikle tesis bazında yakıt tüketimi, elektrik kullanımı ve üretim miktarı verileri kullanılarak ISO 14064-1 standartlarına yakın bir hesaplama yapılır.
6. Türkiye'de bir karbon vergisi yasalaşırsa AB'ye tekrar vergi ödenir mi?
SKDM’nin en önemli kuralı "çifte vergilendirmeyi önlemek"tir. Eğer Türkiye kendi Emisyon Ticaret Sistemi'ni (ETS) kurar ve karbonu yerelde vergilendirirse, Türkiye'de ödenen bu tutar AB gümrüğündeki vergiden düşülür.
7. SKDM raporları ne sıklıkla sunulmalı?
Geçiş dönemi boyunca raporlar çeyrek dönemlik (3 aylık) periyotlarla hazırlanmalı ve ilgili çeyreği takip eden ayın sonuna kadar AB sistemine (CBAM Transitional Registry) girilmelidir.
Profesyonel İpucu: SKDM verilerini hazırlarken sadece son ürüne odaklanmayın; üretimde kullandığınız ham maddelerin (precursor) emisyon verilerini de tedarikçilerinizden istemeyi unutmayın.



Yorumlar